Bir tarafım kazandı sonunda. Çok düşünmedim üstüne, plan yapmadım. Yapsam biliyorum vazgeçerim. Mantığımın sesini kıstım; el kol yaptı, arkamı döndüm; omzuma dokundu. Ben de hızla koştum ve aklıma gelen ilk şeyi yaptım.
Böyle çok kapalı oldu, anlatayım…
"O"nun doğum gününe birkaç gün kaldı. Çok değil daha bir ay öncesine kadar bambaşka planlarım vardı. Her şeyi o kadar güzel ayarlamıştım ki, kısa bir an için organizasyon konusunda yetenekli olduğumu bile düşünmüştüm. Sürpriz bir kutlama olacak; yakın arkadaşlar, harika hediyeler, tam sevdiği gibi bir pasta, onun sevdiği müzikler, kahkahalar… Tahmin edemeyecekti sürprizi çünkü zaten öncesinde baş başa kutlamış olacaktık; bilmediği bir yere götürecektim onu, otel, rezervasyon, odanın dekorundan pasta süslemelerine kadar her şey ayarlanmış… Mükemmel bir manzaraya doğru üfleyecekti mumlarını, hiç beklemediği bir anda tanımadığımız insanlar eşlik edecekti doğum günü şarkısına, hediyelerin sonu gelmeyecekti… Bütün gün şaşıracaktı, bütün gün mutlu olacaktı…
Tahmin edeceğiniz üzere, olmadı. Bunun yerine olabilecek en kötü şey oldu; ayrıldık. Tabi sonrası hayal kırıklığı… Bütün çabaların boşa gitmesini, ayrılık sonrası kavgaları, salya sümük isyanları falan hepsini hızlıca geçiyorum ve bugüne geliyorum. Onun haberi olmadan bütün planları yapmışken ve ayrılmamız üzerine yine onun haberi olmadan bütün planları bozmuşken, bugün doğum gününe üç gün kaldığının farkına vardım. Normal bir insan olsa “ayrıldık, onca laf söylendi ne kutlaması bu saatten sonra” diye düşünür ama normal bir insan dedim ben ne yapsam derdine düştüm. Tamam kötü ayrıldık, kızgınlıklar, kırgınlıklar had safhada ama bugüne kadar çok güzel şeyler de paylaştık, ayrıca çok özledim, ayrıca tam bir geri zekalıyım.
Uzun zamandır okumak istediğim bir kitap vardı, hep erteliyordum okumayı çünkü anlatılan hikayeyi biliyordum ve çok gerçek ve çok vurucu ve çok samimiydi. Hem hemen bitecek, tadı damağımda kalacak korkusu, hem okuyacağım ve dibe vuracağım korkusuyla uzun süre başlayamadım. Normalde iki günde bitirilecek kalınlıkta bir kitap olmasına rağmen bir haftayı geçti, bitiremedim. -O kadar içten, yalın ve sarsıcı ki her bir bölümde, önce yazılanları sindirmem gerekiyor. Bilmiyorum başkası ne düşünür okurken ama bir kitap yazsaydım tam da öyle bir kitap yazmak isterdim.-
Hikayedeki ilişkinin, bizim hikayemizle alakası yok aslında ama bazı sözler, bazı cümleler, bazen yalnızca bazı kelimeler… O da okusun istedim okurken, aynı yerlerde duraklasın, aynı yerlerde birkaç sayfa geri gidip bazı paragrafları tekrar okusun, aynı cümleyi bana söylemek istesin, o kelimenin o cümleye ne kadar yakıştığı konusunda hemfikir olalım istedim… Bugün gittim aynı kitaptan ona da aldım. Paket yaptırmadım, tek bir not bile yazmadım içine. Düşündüğümden çok daha farklı bir hediye…
Kargoya gittiğimde işinden bıkmış bir adam öfleyip pöfledi bana, “kargoya vermek istediğim bir şey var ne yapmam gerekiyor?” diye sorduğumda. “Geç kaldın” dedi, “anca pazartesiye gider bu”. Dedim “zaten pazartesi elinde olması lazım, tam zamanında gelmişim”.
Bana verdiği kağıda “O”nun adresini yazdıktan sonra adama dönüp “ben gönderen bilgilerini yazmak istemiyorum olur mu böyle” diye sorduğumda şaşırdı önce, sonra “yazman lazım, olmaz öyle yollanmaz” dedi. Yazamam diye israr edince yumuşadı, ayağa kalkıp, normalde yapmaya alışık olmadığı bir şeyi yaptığını fark ettim; gerçekten ilgilendi benimle.
“Çok zorlarsan sahte isim yazarım, Ayşe yazayım en iyisi” diyip kalemi elime aldığımda kahkaha attı. “Ne gönderiyorsun çok merak ettim” diyip kitabın ismine baktı, “romantik bir şeyler mi” diye sordu. “Pek değil, gönderenin ismine de onun ismini yazıyorum olur öyle değil mi” deyince iki kahkaha arasında “olur” dedi, sonra hemen ekledi, “sahtecilik yapıyoruz şu anda, ben de suça iştirak ediyorum” diye güldü. Ben giderken hala gülümsüyordu.
“O”, kitabı alınca benim gönderdiğimi anlamasa, mutlu olmasa bile, bugün birini bir an olsun neşelendirebildim bu sayede. Bu bir “nasıl da mantığımı bastırdım, adam benim ağzıma sıçtı ayrılırken ben gittim bir de ona hediye yolladım” yazısı olacaktı ama şimdi bakıyorum da iyi ki yolladım o kitabı, iyi ki beraber güldük bugün o işinden çok sıkılmış adamla.
Bu arada yukarıdaki, kitapta adı geçen şarkılardan biri.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder