24 Mayıs 2013 Cuma

Döngü


Unuttuğumu sandığım bir şeyi hatırladım bugün. İnsan hafızası ne garip; unutmak istediğini en derine en arkalara gizliyor, en beklemediğin anda ise minicik bir görüntüyle, bir sözle, benzer bir his ile bir ipin ucuna düğümle bağlanmış gibi, arkası sıra bir ufak çizikle, önünde ilk günkü hissiyle belirtiveriyor. Hiç kaybolmamış, hiç yok olmamış. Öyle taze ki aslında. Gerilerde bir yerde, senden gizli, kendini korumuş, ilk günkü gibi kalmış...
Ortaya çıktığı gibi sarsıyor seni. aslında ne çok şey sarsıyor seni. Unutmamış olmanın verdiği bir üzüntü de ekleniyor, iyileşmemiş olmanın verdiği iç sıkıntısı da... O tanıdık karın ağrısı da orada, kötü bir şey olacak huzursuzluğu da...
Her şey tekrarlanabilir. Korkular, geride kalmış bütün kaygılar su yüzüne çıkıyor. Huysuzlanıyorum, sabırsızlanıyorum. Eskiye dönüp eskisinden de beter oluyorum.
Yerini bilirim sandığım hiçbir şeyi olması gereken yerde bulamıyorum. Kendimi, sahip olduğum için kendimi şanslı saydığım her şeyi yavaş yavaş kaybediyorum.
Düşüşümü hızlandırmak, durdurmaktan daha kolay; üstüne gidiyorum, üstüme geliyorum. Acı azalsın diye, parçalara bölüyorum.
Bu üzüntüyü yaşıyorsam hak etmeliyim. Hak etmek için kötü bir şey yapmalıyım. Bunu hak edecek kadar kötü...
Gölgelerle kıyaslıyorum kendimi, geçmiş hayatlarla yarışıyorum, olmayanla savaşıyorum. Bugünü, geçmişin süzgecinden geçirerek yaşıyorum.


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder